21 Temmuz 2015 Salı

ROBOSKİ ,DİYARBAKIR .ERZURUM ,SURUÇ DEVLET KATLETMEYE DEVAM EDİYOR ! - Bilge Kalem


Kobane savaşıyla başlayan süreçte tc kürt halkına yönelik baskı ve zulüm politikalarını arttırmaya devam ediyor. Suriye'yi işgal planları doğrultusunda tc tarafından beslenen ışid çeteleri sadece Suriye halkına zulmetmekle kalmıyor aynı zamanda akp'nin paramiliter bir örgütü gibi hareket edip hiç durmadan Kürdistan'da örgütlü kürt halkına ve sosyalistlere karşı hunharca saldırılara girişiyor.Akp her ne kadar barış ve demokrasi naraları atsa da kürt sorununda izlediği politikanın 90'lı yıllarda izlenen politikadan hiç bir farkı yoktur. Tc'nin kürt halkına ve sosyalistlere karşı izlediği yegane politika inkar ve imha politikalarıdır. Ancak Kürt halkına ve sosyalistlere karşı girişilen saldırıların ve katliamların tek nedeni bu değildir tc girişeceği savaş öncesinde sosyalistleri ve kürt özgürlük hareketini susturmak istemektedir.
Dün gerçekleşen Suruçtaki hain ve menfur saldırının arka planında ise işte bu baskı ve zulüm politikaları ile Suriye'yi işgal planları yatmaktadır.Ypg güçlerinin Işidi Suriye'de sıkıştırması ve kürtlerin kuzey Suriye'de güçlennmesi tc'yi rahatsız etmektedir; çünkü bu durum tc'nin Suriye'de sefer planlarını olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle her gün burjuvazinin kiralık beyinleri ve kiralık kalemleri gazete ve televizyonlarda kuzey suriye'ye yapılacak bir sefer için işçi ve emekçi kitleleri ikna etmeye çalışmaktadırlar.
Durum aynı 1905 devrimi öncesi döneme benzemektedir aynı o dönemin Rusyasında olduğu gibi koyu bir milliyetçilk dalgası bugünkü Türkiyeyi de sarmıştır ancak bir farkla günümüz türkiyesinde kürt özgürlük hareketi milliyetçi saldırılara karşı koymayı başarabilmekte ,milliyetçi ve ırkçı saldırılara kürşı barış sloganlarını dik ve onurlu bir şekilde haykırabilmektedir.
SAVAŞ PLANLARI VE DEVLET TERÖRÜ KARŞISINDA SOSYALİST HAREKETİN TUTUMU ÜZERİNE
Peki bu savaş atmosferinde sosoyalist hareket ne yapmaktadır ? diye sorarsak alacağımız cevap sosyalistlerin üstlerine düşen hiç bir görevi yerine getirmediğidir.Çünkü türkiye sosyalist hareketi (Buna maalesef troçkistlerde dahil) reformizmin ve konformizmin tuzağına düşmüş durumdadır ve Ortadoğuda patlak verecek bir savaşın dünya savaşına dönüşeceğini kestirebilecek enternasyonalist anlayıştan yoksundurlar !
Birçoğu başlıca görevleri olan işçi emekçileri burjuvazinin savaşına katılmalarını engellemeye çalışmak için sürekli propaganda ve ajitasyon çalışması yapmak yerine günübirlik basın açıklamalarıyla ve sosyal medya paylaşımlarıyla yetinmektedirler.Halbuki burjuvazi işçi ve emekçileri savaş konusunda ikna etmek için daha çok uğraşmaktadır.
Daha şimdiden savaş karşıtı hareketin nasıl bir renk alacağı bellidir .Bu renk reformizmin bayrağının rengi olan sarı bayraktır.Irak savaşı sürecinde sadece türkiye değil dünya sosyalist hareketinin büyük çoğunluğu reformizmin pasifizmin girdabına kapılmış önemli devrimci fırsatlar elden kaçmıştı.Aynı durum bu gidişle bu savaş durumunda yaşanacak gibi gözükmektedir.Ancak bu durum türkiye deki işçi emekçiler açısından çok daha vahim sonuçlar yaratacaktır.İşte bu nedenle devrimci Marksistler olarak yaklaşan savaşa karşı uyanık olmalı var gücümüzle işçi mahallelerinde fabrikalarda kısacası her yerde savaş karşıtı bir propaganda ve ajitasyon faaliyeti yürütmeliyiz.
Yükselen devlet terörüne karşı ise yapılması gereken yegane şey ise "Faşizme karşı birleşik sınıf cephesi "sloganını yükselterek her düzeydeki işçi örgütünü ve bütün sosyalist hareketi devlet terörüne ve faşist saldırganlığa karşı tek yumruk haline getirmektir.Zor gibi gözüksede bu bir zorunluluktur.
Son olarak şunu da ekleyelim bütün bunları gerçekleştirecek yegane güç işçi sınıfının devrimci partisidir.
FAŞİZME KARŞI BİRLEŞİK SINIF CEPHESİ !
KAHROLSUN DEVRİMCİLERE VE KÜRT HALKINA KARŞI UYGULANAN DEVLET TERÖRÜ !
KÜRT HALKINA KARŞI YÜRÜTÜLEN KATLİAM POLİTİKALARINA SON !

SAVAŞA KARŞI SINIF SAVAŞI !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Manşet