20 Temmuz 2015 Pazartesi

Cudi, Cizre ve Bodrum Doğa Katliamları neyi ifade etmektedir ? - Harun Yoldaş


Bilindiği üzere Cudi ve Cizre'de olan doğa katliamları gündeme oturmuştu. Bu iki bölgede çıkan yangının çok stratejik bölgeler olması, T.C'nin doğrudan Kürdistan üzerinde ki mevzilendirmesi olarakta algılanabilir. Bu ne kadar komplo teorisi gibi algılansa da, sıcak savaş ortamının gergin olduğu, ve bugün Adıyaman'da olan çatışma ve Suruç'ta patlatılan bomba da göstermektedir.
Bodrum'da çıkan orman yangısı ise, bu iki stratejik bölge de çıkan yangını manipüle etmek olarak algılanabilir. Kitlelere, doğa yangınlarının olası olduğunu söylemek istiyor burjuvazi.
Ancak diğer incelenecek nokta, doğa yangınları, tahribatları vs. gibi süreçlerin emperyalist çağda toplumsal üretim ilişkileriyle doğrudan ilgisi olma noktasıdır. Emperyalizmin kar güdüsü ne doğa tanıyor ne de insan. Emperyalizmin geliştiği çağ da doğa tahribatı, olası bir şey haline gelmişken, kitlelerin buna karşı bir şey geliştirmemesi son derece gariptir.
Ancak diğer açıdan incelediğimiz de, Karadeniz'de Yeşil Yol'a karşı geliştirilen direniş, Türkiye'nin her yerine yansıyor ve eylemler düzenleniyor. Burada aslında sözü edilen durum, Cudi ve Cizre'nin Kürdistan bölgesinde olma durumudur. Irkçı dalga, ne orman tanıyor ne de insan.
Emperyalizm çağında doğa tahribatları vs. yaşanırken, devrimci pratiğin burada sadece çevreci unsurlara takılıp Burjuvazi'ye karşı devrimci görevleri geliştirememe gibi bir durum içerisine girilmiştir. Çevreci Ulusalcılar ise, var olan sürecin aslında kendi burjuvazisinin talepleri doğrultusunda olduğunun da bilincinde değildir.

Doğa katliamlarının sorumlusu Burjuvazi'nin kendisidir ve bu doğrudan devrimci-sınıfsal pratiğin geliştirilmesi gereken bir noktaya ulaşmıştır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Manşet